scorecardresearch

İBRAHİM SURESİ TEFSİRİ - 2

125 izlenme
Kategori Din
Eklenme Tarihi 4 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Sûrede Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, hak yolu gösteren ve uyaran peygamberlerine olan yaklaşım ve âkıbetlerinden haber verilmesinin, geçmiş halkların tecrübelerinden ibret alınması gereğiyle ve Allah (c.c.)’ın biz sonrakilere rahmetinin ifadesi olduğu vurgulandı.

Ayetlerle haber verilen tarihî vakıaların, bugünkü halimizi anlamak ve iyiye dönüştürmek üzere irdelendiği derste, “Biz acaba bugün ne yapıyoruz?” ve “İnsanlar hakîkate karşı ne zaman şüphe içinde olurlar?” soru ve sorgulamalarıyla toplumsal özeleştiri boyutu konu edildi. Gerçekte değişir nitelikte olan ve hata içeren beşerî bilginin nihaî ve mutlak kabul edilmesi, vahyin de beşerî bilginin kriter ve verileri ile değerlendirilmesi soruncunda, hakîkate (vahye) karşı şüphe ile yaklaşıldığı belirtildi. Oysa ki, bilginin güvenilirliğinin, kaynağına bağlı olduğu; bu yönden ilâhî menşeyli bilginin en güvenilir ve üstün olduğunun altı çizildi.

Kur’an-ı Kerîm’de misal verilen kavimlerin helak edilişlerinin yalnızca bilgi noksanlığı yahut şüpheye dayanmadığı, Allah (c.c.)’ın, kendi hayatlarını onların hoşuna gitmeyen şekilde tanzim edişi ve müdahalelerine olan tepkiden de kaynaklandığı belirtilerek, kendi hayatımızı değerlendirmemiz istendi.

Ayrıca hakîkate cephe alan, peygamberleri yurtlarından çıkarmak ve onları katletmekle tehdit eden ve zaman zaman da bunları gerçekleştiren toplumların dayandığı zayıf ve geçici unsurlara karşı Allah (c.c.)’ın da o zalim toplumları tehdit ettiği, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kendisinden hicret etmek etmek zorunda kaldığı Mekke-i Mükerreme’ye dokuz sene sonra bir fâtih olarak döndürülüşü örneğinde olduğu gibi, her şeyin Allah’ın izniyle ve nihaî zaferin mü’minlere ait olduğu, başta Allah’a tevekkül ettiğimiz gibi, musîbetler vuku bulduğunda da tevekkül gösterilmesinin imanın zirvesi olduğu vurgulandı.
Etiketler