
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
xmlns:video="http://www.google.com/schemas/sitemap-video/1.1">
	<url>
		<loc>https://iyider.web.tv/video/adil-askaroglu-genclik-surasi-konusmasi__fyetb3q_rnw</loc>
		<lastmod>2026-06-15T22:37:13+02:00</lastmod>
		<changefreq>daily</changefreq>
		<priority>0.5</priority>
		<video:video>
		<video:thumbnail_loc>http://thumbs01.cdn.web.tv/fy/et/fyetb3q_rnw_0_1200x720.jpg</video:thumbnail_loc>
		<video:title><![CDATA[Adil AŞKAROĞLU Gençlik Şurası Konuşması #fyetb3q_rnw]]></video:title>
		<video:description><![CDATA[1980 öncesi ve sonrası ülkemizin çalkantılı döneminde milliyetçi muhafazakâr yapının yanında yer alan AŞKAROĞLU hayatı, davası, bu uğurda verdiği mücadelelerini içeren konuşmasında zaman zaman çarpıcı ve duygusal örnekler anlatarak önemli çıkarımlarda bulundu ve anlamlı mesajlar verdi. AŞKAROĞLU konuşmasına şöyle devam etti. Bir davaya inanıyorsanız davanın sonunda hapishane, hastane ve ölüm de olabilir. Kendisi için yaşayanlar ölüyor davası için yaşanlar ise ölmüyor. Ben kendim için yaşayanlardan olmadım. Bu kararı verdikten sonra daha çok okumaya başladım. Mücadelenin bir dönemlerinde hapislerde kaldım. Zindan bana Hz. Eyyub’un sabrını öğretti ve benim için medreseyi yusufiye oldu. Manevi kalbi derinliği ve kulluğun hazlığını orada buldum. Milliyetçi muhafazakâr dalganın aynı heyecanı kaybetmesinin sebebi okumadan, ilimden ve manevi derinlikten yoksun olmasıdır, diyerek kendisini bunu geçte olsa anlayanlardan olduğunu kaydetti. Bugün ülkesi ve mukaddesatı uğruna hizmet ettiğini söyleyen grupların Kur’anın ön gördüğü zeminde birliktelikler kurabileceğinin altını çizdi. #fyetb3q_rnw]]></video:description>
		<video:player_loc allow_embed="yes" autoplay="ap=1">https://iyider.web.tv/embed/fyetb3q_rnw?autoplay=1&amp;mute=0</video:player_loc>
		<video:view_count>669</video:view_count>
		<video:category>STÖ</video:category>
		<video:tag>İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İyider</video:tag>
		<video:tag>Kilis İyi-der</video:tag>
		<video:tag>Ankara İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İstanbul İyider</video:tag>
		<video:tag>Ali Upur Özkeleş</video:tag>
		<video:tag>Mustafa ACARLIOĞLU</video:tag>
		<video:tag>Ömer HAYRAN</video:tag>
		<video:tag>Tefsir</video:tag>
		<video:tag>hadis</video:tag>
		<video:tag>Hutbe</video:tag>
		<video:tag>İrfan medeniyeti</video:tag>
		<video:tag>irfam dersi</video:tag>
		<video:tag>huzur dersi</video:tag>
		<video:tag>Mehmet YOLCU</video:tag>
		<video:tag>Adil AŞKAROĞLU</video:tag>
		<video:duration>3600</video:duration>
		<video:publication_date>2013-03-06T14:58:01+00:00</video:publication_date>
		<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
		<video:requires_subscription>no</video:requires_subscription>
		</video:video>
	</url>
	<url>
		<loc>https://iyider.web.tv/video/hutbe-kalplerin-terbiyesi__bfgz1vp2xcy</loc>
		<lastmod>2026-06-15T22:37:13+02:00</lastmod>
		<changefreq>daily</changefreq>
		<priority>0.5</priority>
		<video:video>
		<video:thumbnail_loc>http://thumbs01.cdn.web.tv/bf/gz/bfgz1vp2xcy_4_1200x720.jpg</video:thumbnail_loc>
		<video:title><![CDATA[Hutbe - Kalplerin Terbiyesi #bfgz1vp2xcy]]></video:title>
		<video:description><![CDATA[iyider kanalında yer alan Hutbe - Kalplerin Terbiyesi isimli videoyu izlemek için web.tv sayfasını ziyaret ediniz. #bfgz1vp2xcy]]></video:description>
		<video:player_loc allow_embed="yes" autoplay="ap=1">https://iyider.web.tv/embed/bfgz1vp2xcy?autoplay=1&amp;mute=0</video:player_loc>
		<video:view_count>184</video:view_count>
		<video:category>Din</video:category>
		<video:tag>İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İyider</video:tag>
		<video:tag>Kilis İyi-der</video:tag>
		<video:tag>Ankara İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İstanbul İyider</video:tag>
		<video:tag>Ali Upur Özkeleş</video:tag>
		<video:tag>Mustafa ACARLIOĞLU</video:tag>
		<video:tag>Ömer HAYRAN</video:tag>
		<video:tag>Tefsir</video:tag>
		<video:tag>hadis</video:tag>
		<video:tag>Hutbe</video:tag>
		<video:tag>İrfan medeniyeti</video:tag>
		<video:tag>irfam dersi</video:tag>
		<video:tag>huzur dersi</video:tag>
		<video:duration>1126</video:duration>
		<video:publication_date>2013-03-04T14:17:59+00:00</video:publication_date>
		<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
		<video:requires_subscription>no</video:requires_subscription>
		</video:video>
	</url>
	<url>
		<loc>https://iyider.web.tv/video/ibrahim-suresi-tefsiri-2__k2vcpghuyfy</loc>
		<lastmod>2026-06-15T22:37:13+02:00</lastmod>
		<changefreq>daily</changefreq>
		<priority>0.5</priority>
		<video:video>
		<video:thumbnail_loc>http://thumbs01.cdn.web.tv/k2/vc/k2vcpghuyfy_0_1200x720.jpg</video:thumbnail_loc>
		<video:title><![CDATA[İBRAHİM SURESİ TEFSİRİ - 2 #k2vcpghuyfy]]></video:title>
		<video:description><![CDATA[        Sûrede Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, hak yolu gösteren ve uyaran peygamberlerine olan yaklaşım ve âkıbetlerinden haber verilmesinin, geçmiş halkların tecrübelerinden ibret alınması gereğiyle ve Allah (c.c.)’ın biz sonrakilere rahmetinin ifadesi olduğu vurgulandı.      Ayetlerle haber verilen tarihî vakıaların, bugünkü halimizi anlamak ve iyiye dönüştürmek üzere irdelendiği derste, “Biz acaba bugün ne yapıyoruz?” ve “İnsanlar hakîkate karşı ne zaman şüphe içinde olurlar?” soru ve sorgulamalarıyla toplumsal özeleştiri boyutu konu edildi. Gerçekte değişir nitelikte olan ve hata içeren beşerî bilginin nihaî ve mutlak kabul edilmesi, vahyin de beşerî bilginin kriter ve verileri ile değerlendirilmesi soruncunda, hakîkate (vahye) karşı şüphe ile yaklaşıldığı belirtildi. Oysa ki, bilginin güvenilirliğinin, kaynağına bağlı olduğu; bu yönden ilâhî menşeyli bilginin en güvenilir ve üstün olduğunun altı çizildi.           Kur’an-ı Kerîm’de misal verilen kavimlerin helak edilişlerinin yalnızca bilgi noksanlığı yahut şüpheye dayanmadığı, Allah (c.c.)’ın, kendi hayatlarını onların hoşuna gitmeyen şekilde tanzim edişi ve müdahalelerine olan tepkiden de kaynaklandığı belirtilerek, kendi hayatımızı değerlendirmemiz istendi.           Ayrıca hakîkate cephe alan, peygamberleri yurtlarından çıkarmak ve onları katletmekle tehdit eden ve zaman zaman da bunları gerçekleştiren toplumların dayandığı zayıf ve geçici unsurlara karşı Allah (c.c.)’ın da o zalim toplumları tehdit ettiği, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in kendisinden hicret etmek etmek zorunda kaldığı Mekke-i Mükerreme’ye dokuz sene sonra bir fâtih olarak döndürülüşü örneğinde olduğu gibi, her şeyin Allah’ın izniyle ve nihaî zaferin mü’minlere ait olduğu, başta Allah’a tevekkül ettiğimiz gibi, musîbetler vuku bulduğunda da tevekkül gösterilmesinin imanın zirvesi olduğu vurgulandı. #k2vcpghuyfy]]></video:description>
		<video:player_loc allow_embed="yes" autoplay="ap=1">https://iyider.web.tv/embed/k2vcpghuyfy?autoplay=1&amp;mute=0</video:player_loc>
		<video:view_count>132</video:view_count>
		<video:category>Din</video:category>
		<video:tag>İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İyider</video:tag>
		<video:tag>Kilis İyi-der</video:tag>
		<video:tag>Ankara İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İstanbul İyider</video:tag>
		<video:tag>Ali Upur Özkeleş</video:tag>
		<video:tag>Mustafa ACARLIOĞLU</video:tag>
		<video:tag>Ömer HAYRAN</video:tag>
		<video:tag>Tefsir</video:tag>
		<video:tag>hadis</video:tag>
		<video:tag>Hutbe</video:tag>
		<video:tag>İrfan medeniyeti</video:tag>
		<video:tag>irfam dersi</video:tag>
		<video:tag>huzur dersi</video:tag>
		<video:duration>3220</video:duration>
		<video:publication_date>2013-03-04T12:18:34+00:00</video:publication_date>
		<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
		<video:requires_subscription>no</video:requires_subscription>
		</video:video>
	</url>
	<url>
		<loc>https://iyider.web.tv/video/ibrahim-suresi-tefsiri-1__dijd1eowb6q</loc>
		<lastmod>2026-06-15T22:37:13+02:00</lastmod>
		<changefreq>daily</changefreq>
		<priority>0.5</priority>
		<video:video>
		<video:thumbnail_loc>http://thumbs01.cdn.web.tv/di/jd/dijd1eowb6q_5_1200x720.jpg</video:thumbnail_loc>
		<video:title><![CDATA[İBRAHİM SURESİ TEFSİRİ - 1 #dijd1eowb6q]]></video:title>
		<video:description><![CDATA[“Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.”  #dijd1eowb6q]]></video:description>
		<video:player_loc allow_embed="yes" autoplay="ap=1">https://iyider.web.tv/embed/dijd1eowb6q?autoplay=1&amp;mute=0</video:player_loc>
		<video:view_count>130</video:view_count>
		<video:category>STÖ</video:category>
		<video:tag>Tefsir</video:tag>
		<video:tag>Hadis</video:tag>
		<video:tag>Tefsir dersi</video:tag>
		<video:tag>Hadis Dersi</video:tag>
		<video:tag>İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İyider</video:tag>
		<video:tag>Kilis İyi-der</video:tag>
		<video:tag>Ankara İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İstanbul İyider</video:tag>
		<video:tag>Ali Upur Özkeleş</video:tag>
		<video:tag>Mustafa ACARLIOĞLU</video:tag>
		<video:tag>Ömer HAYRAN</video:tag>
		<video:tag>Tefsir</video:tag>
		<video:tag>hadis</video:tag>
		<video:tag>Hutbe</video:tag>
		<video:tag>İrfan medeniyeti</video:tag>
		<video:tag>irfam dersi</video:tag>
		<video:tag>huzur dersi</video:tag>
		<video:duration>3305</video:duration>
		<video:publication_date>2013-03-04T11:42:35+00:00</video:publication_date>
		<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
		<video:requires_subscription>no</video:requires_subscription>
		</video:video>
	</url>
	<url>
		<loc>https://iyider.web.tv/video/gonlunu-semaya-acanlara-irfan-dersi-1__bboeqtoj7sg</loc>
		<lastmod>2026-06-15T22:37:13+02:00</lastmod>
		<changefreq>daily</changefreq>
		<priority>0.5</priority>
		<video:video>
		<video:thumbnail_loc>http://thumbs01.cdn.web.tv/bb/oe/bboeqtoj7sg_0_1200x720.jpg</video:thumbnail_loc>
		<video:title><![CDATA[Gönlünü Semaya Açanlara İrfan dersi - 1 #bboeqtoj7sg]]></video:title>
		<video:description><![CDATA[-         Biz temelinde kuran ve sünnet olan bir toplum arzuluyoruz. İnsan eğitimini birinci başlangıç olarak seçiyoruz.  -         İrfan: tanımak, tanımlamak, sırra vakıf olmak demektir.  -         İnsan kendini, çevresindeki varlıkları, hayatı ve ölümü tanımlamaya başlarsa irfan mertebesine erecektir. Bu mertebeye erene arif denir.  -         Bir insanın arif olması için; Gözünü açması- tefekkür etmesi- taakkul (aklını kullanması) etmesi ve tanımlaması gerekir.  -         İmam gazali diyor ki: yıllarca ben Allah ı aklımla aradım, ama Allah beni buldu.  -         Yıllarca İbrahim (as) Allah ı aradı ama aradıklarında bulamadı. Çünkü Allah ona şahdamarından daha yakındı.  -         Anlamsız yapılan ibadetten, anlamlı yapılan tefekkür daha hayırlıdır. Onun için efendimiz (as) bir saatlik tefekkür bin yıllık ibadetten daha hayırlıdır” buyuruyor.  -         Gözü açıklar her şeyin kendilerinin olduğunu zannetmişler. Bunlar ilmi kullanarak insanları sömürmüşlerdir. Oysa Allah gözü açıklığı kendisini tanımak olarak ifadelendirmiştir.  -         Marifet: Allah hakkında bilgiye, eşyaların mahiyeti hakkındaki bilgiye ulaşmadır.  -         Arif; öğrendikçe kendi acziyetini anlar.  -         Bakara suresinin 74. suresinde taşların durumunu anlatan Allah u Teala Müslümana şöyle bir mesaj veriyor. “Ey Müslüman sen gördüğün bu nesnelere taş deyip geçme,               onlardan kimi Allah korkusundan içinden sular fışkırtıyor kimi şak diye yarılıyor, kimi dağlardan aşağıya yuvarlanıyor. Sende onların hassasiyetine bürün!”  -         Nahl suresinin birinci ayetinde rabbimiz şöyle buyuruyor:  -         “Allah ın emri geldi siz onu acele etmeyin”  -         Yaşadığımız her olay bize bunu söylüyor. Yani Allahın emrinin geldiğini  -         Emir: hüküm, yasa, iş demektir.  -         İnsan Allah ın kendisine tanığı zamanın farkında değil, değerlendiremiyor.  Eğer değerlendirebilseydi rabbimiz “Allah nın emri geldi demezdi. Yani insanlar hayatın anlamını yitirdiğinde; dünyada hayatta Allah için değersiz hale geliyor. #bboeqtoj7sg]]></video:description>
		<video:player_loc allow_embed="yes" autoplay="ap=1">https://iyider.web.tv/embed/bboeqtoj7sg?autoplay=1&amp;mute=0</video:player_loc>
		<video:view_count>123</video:view_count>
		<video:category>STÖ</video:category>
		<video:tag>BİLGİ ANLAYIŞIMIZ       Bir hareket hangi kaynaktan besleniyorsa ona göre şekillenir. Onun için biz sıralamayı  1.Kur’an    2 .Sünnet     3.Diğer Kaynaklar  şeklinde kabulleniyoruz.  Ancak Kur’an okuyuşumuz</video:tag>
		<video:tag>diğer kaynaklardan hareketle Kur’ana gitme şeklinde değil</video:tag>
		<video:tag>Kur’an’ dan diğer kaynaklara gitme şeklindedir.  ‘’Sünnete göre Kur’an değil Kur’ana göre sünnet’’ anlayışını benimsiyoruz. Sünneti anlarken Kur’anın ruhuna bakmak lazım bu ruha bakmadan sünneti anlayamayız ya da yanlış anlarız diyoruz.  İslam dininin asıl kaynağı olan Kur’an-ı Kerim</video:tag>
		<video:tag>duyular</video:tag>
		<video:tag>akıl ve vahiy vasıtaları ile elde edilen bilgilere itibar etmiş ve bunları bilgi edinme vasıtaları olarak saymıştır. Biz de bu vasıtalar ile elde edilen bilgiye değer veriyor ve muteber sayıyoruz.  İlk inen ayet olan “ikra”da bir tahsis yok. Diğer kitaplar da okunmalı</video:tag>
		<video:tag>farklı kaynaklardan istifade edilmelidir. Fen ve sosyal bilimler Kur’an’ı ve hayatı anlamayı ve anlamlandırmayı kolaylaştıracaktır. Ayrıca bizim için birinci derecede referans olan Kur’an bize verilen melekeleri de kullanmamızı</video:tag>
		<video:tag>böylece yenilikçi  bir fikriyata ulaşmamızı ister.  Şöyle ki;       TEDEBBÜR: Bilgiyi üreterek geleceğe yönelik bilgiden sonuçlar devşirip tedbir almaktır.       TEZEKKÜR: Geçmişe yönelik olarak düşünmek bilgiyi geçmişten bugüne getirmektir.       TEAKKÜL: Geçmişle gelecek arasındaki bilgiyi bağlamak bağlantı kurmaktır.  Bütün bu süreçlerin hepsine TEFEKKÜR diyoruz.       TEFAKKUH: Bütün bu süreçlerle elde ettiğimiz bilgiyi bugünümüze</video:tag>
		<video:tag>şimdimize</video:tag>
		<video:tag>yani hayata taşıyarak yeniden kurgulamaktır.  Eğer bir metni son sözü söylemiş kabul edersek neyi tedebbür ve tefekkür edeceğiz. Eğer biz sadece uygulayıcı isek o zaman tefekküre</video:tag>
		<video:tag>tezekküre ve tedebbüre ne gerek var?  İşte Kur’an ve sünneti esas alan bilgi anlayışından kastımız böyle bir tecditçi-yenilikçi-anlayıştır.   İNSAN ANLAYIŞIMIZ         Biz insana Kur’an’ın baktığı gibi bakıyoruz. Kur’an İsra süresinde (70) “Biz onu cidden üstün yarattık. Biz insanı mükerrem kıldık” buyuruyor.  Allah mekki ayetlerde “Ya eyyühennas” medeni ayetlerde  “ya eyyuhellezine amenü”  diyor. Önce insanı muhatap alıyor sonra onu iman eden yapıyor. Bunu da Rabbani metot gereği tedricen yapıyor.  Devlet kurulduğu halde Allah resulü veda hutbesinin ana vurgusunda “Ey insanlar hepiniz Âdem’in çocuklarısınız hepiniz kardeşsiniz”  ifadesini kullanmıştır.  İnsan Allahın halifesi ve yeryüzünde misafiridir.      Biz bütün müslümanları bizden ve ‘Biz’ biliyoruz.  Müslümanlar bir vücudun azaları gibidirler. Azalar birbirine muhalif değil</video:tag>
		<video:tag>yardımcıdırlar.  “Müslüman Müslüman’ın dilinden ve elinden zarar görmediği kimsedir.” (Hadis)      Görüldüğü gibi önce dil zikredilmiş sonra el. Öyle ise önce dilimizi sonra elimizi koruyacağız. Gıyabi konuşmalardan da şiddetle kaçınacağız.      Mümin kardeşimiz hatalı davranırsa o zamanda Haşr süresi 10. ayete göre hareket eder</video:tag>
		<video:tag>önce hataları düzeltici sonra mümin kardeşimizin günah ve kusuru  için ağlayan ve affeden oluruz.     CEMAAT ANLAYIŞIMIZ  Bütün müslümanlar merkezi cami olan tek bir cemaattir. Sadece ‘İlayı kelimetullah’ namına çalışan hizmet gurupları vardır.  Bizim için cemaat</video:tag>
		<video:tag>Kâbe’deki cemaattir.  Bütün müslümanlar tek bir cemaattir. Biz bu cemaat içindeki sivil toplum guruplarından biriyiz. Diğer sivil toplum gurupları bir zenginliktir. Toplumsal hizmet noktasında işlerimizi kolaylaştırıyor ve bizim idealimizin gerçekleşmesine yardımcı oluyorlar.      Guruplaşmak ayrılığa sebebiyet vermemelidir.  Cemaatleşmede birlik esastır. Gruplar (Cemaatler) arasındaki farklılıkları asıl ve esasta değil tarz ve üslup farklılığı ve teferruat olarak görüyoruz.      Biz ‘Asıl’ değiliz. Bize göre bütün çalışmalar bir denizde buluşmak yönünde akmaktadır. Gurup fanatizminden kaynaklı ve nefis merkezli çatışma ve ayrışma kültüründen uzak durulmalıdır.     TASAVVUF ANLAYIŞIMIZ   “Akıl hak ile gönül aşk ile kuvvet bulur”                                                                                               Bir hareketin başarısı böylesine ruh yüceliği ve iç derinliğindedir. Bundan gafil olmak</video:tag>
		<video:tag>başarıdan mahrum olmaktır.      Tasavvuf</video:tag>
		<video:tag>saflaşmak ve masivadan uzaklaşmaktır.  Saflaşmak ancak saf bir kaynaktan beslenmekle olur. O da Kur’an ve Sünnettir. Kaynağı belli olmayan tasavvufi bir anlayışa şüpheyle yaklaşırız.      Ruhaniyet ve iç derinlik olmadan başarılı olunamayacağına inanıyoruz.      Hadis kaynaklarında yerini bulan Rabıta –i mevt</video:tag>
		<video:tag>tesbihat</video:tag>
		<video:tag>itikâf-halvet-uzlet ve nefis terbiyesini ruhi eğitim için gerekli görüyoruz.     CİHAT ANLAYIŞIMIZ  Biz cihada Kur’anın baktığı şekil ve sıralamadan bakıyoruz.      Savaş arızi bir durumdur. Cihat bugün için silahı</video:tag>
		<video:tag>şiddeti ve savaşı çağrıştırıyor. Onun için gündemimizden uzaktır. Biz çatışma taraftarı değiliz. Hudeybiye antlaşması sulh için yapılmış ve Mekke’nin fethini getirmiştir. Biz sulhu temine çalışmalıyız.   Cihat devlet eliyle olmalıdır. Dâhilde her türlü çatışma ve şiddetten uzak durulmalı gerektiğinde her türlü sıkıntıya sabredilmelidir(Yasir ailesi gibi).  Fetih</video:tag>
		<video:tag>toprakların alınması</video:tag>
		<video:tag>işgal edilmesi ya da insanların öldürülmesi değildir.  Fetih</video:tag>
		<video:tag>insanların gönüllerini İslam’a açmaktır.  Fetih</video:tag>
		<video:tag>İslam’la insanların arasındaki engelleri kaldırmaktır  Fetih</video:tag>
		<video:tag>gönülleri fethedebilmektir.   SİYASET ANLAYIŞIMIZ      Herkese olduğu şekliyle yaklaşıyoruz. Kuşatıcı ve kucaklayıcı davranıyoruz. Dışlamıyoruz</video:tag>
		<video:tag>siyasi bir taraf olmama anlayışını benimsiyoruz.      Müslüman yaşadığı toplumda çözüm üreten ve etkin olandır. Sosyal ve siyasal projeler üretmeyi toplumsal sorumluluk kabul ediyoruz. Siyasi farklılıklar ayrılığa yol açmamalı diye düşünüyoruz.  Din kardeşliğini önemsiyor vatandaşlık hukukunu önceliyoruz.</video:tag>
		<video:duration>4320</video:duration>
		<video:publication_date>2013-03-04T09:27:25+00:00</video:publication_date>
		<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
		<video:requires_subscription>no</video:requires_subscription>
		</video:video>
	</url>
	<url>
		<loc>https://iyider.web.tv/video/iyider-irfan-medeniyeti-misyonumuzun-slayti__msq0p3quqcm</loc>
		<lastmod>2026-06-15T22:37:13+02:00</lastmod>
		<changefreq>daily</changefreq>
		<priority>0.5</priority>
		<video:video>
		<video:thumbnail_loc>http://thumbs01.cdn.web.tv/ms/q0/msq0p3quqcm_4_1200x720.jpg</video:thumbnail_loc>
		<video:title><![CDATA[İyi-Der İrfan Medeniyeti Misyonumuzun Slaytı #msq0p3quqcm]]></video:title>
		<video:description><![CDATA[BİLGİ ANLAYIŞIMIZ       Bir hareket hangi kaynaktan besleniyorsa ona göre şekillenir. Onun için biz sıralamayı  1.Kur’an    2 .Sünnet     3.Diğer Kaynaklar  şeklinde kabulleniyoruz.  Ancak Kur’an okuyuşumuz, diğer kaynaklardan hareketle Kur’ana gitme şeklinde değil, Kur’an’ dan diğer kaynaklara gitme şeklindedir.  ‘’Sünnete göre Kur’an değil Kur’ana göre sünnet’’ anlayışını benimsiyoruz. Sünneti anlarken Kur’anın ruhuna bakmak lazım bu ruha bakmadan sünneti anlayamayız ya da yanlış anlarız diyoruz.  İslam dininin asıl kaynağı olan Kur’an-ı Kerim, duyular, akıl ve vahiy vasıtaları ile elde edilen bilgilere itibar etmiş ve bunları bilgi edinme vasıtaları olarak saymıştır. Biz de bu vasıtalar ile elde edilen bilgiye değer veriyor ve muteber sayıyoruz.  İlk inen ayet olan “ikra”da bir tahsis yok. Diğer kitaplar da okunmalı, farklı kaynaklardan istifade edilmelidir. Fen ve sosyal bilimler Kur’an’ı ve hayatı anlamayı ve anlamlandırmayı kolaylaştıracaktır. Ayrıca bizim için birinci derecede referans olan Kur’an bize verilen melekeleri de kullanmamızı, böylece yenilikçi  bir fikriyata ulaşmamızı ister.  Şöyle ki;       TEDEBBÜR: Bilgiyi üreterek geleceğe yönelik bilgiden sonuçlar devşirip tedbir almaktır.       TEZEKKÜR: Geçmişe yönelik olarak düşünmek bilgiyi geçmişten bugüne getirmektir.       TEAKKÜL: Geçmişle gelecek arasındaki bilgiyi bağlamak bağlantı kurmaktır.  Bütün bu süreçlerin hepsine TEFEKKÜR diyoruz.       TEFAKKUH: Bütün bu süreçlerle elde ettiğimiz bilgiyi bugünümüze, şimdimize, yani hayata taşıyarak yeniden kurgulamaktır.  Eğer bir metni son sözü söylemiş kabul edersek neyi tedebbür ve tefekkür edeceğiz. Eğer biz sadece uygulayıcı isek o zaman tefekküre, tezekküre ve tedebbüre ne gerek var?  İşte Kur’an ve sünneti esas alan bilgi anlayışından kastımız böyle bir tecditçi-yenilikçi-anlayıştır.   İNSAN ANLAYIŞIMIZ         Biz insana Kur’an’ın baktığı gibi bakıyoruz. Kur’an İsra süresinde (70) “Biz onu cidden üstün yarattık. Biz insanı mükerrem kıldık” buyuruyor.  Allah mekki ayetlerde “Y #msq0p3quqcm]]></video:description>
		<video:player_loc allow_embed="yes" autoplay="ap=1">https://iyider.web.tv/embed/msq0p3quqcm?autoplay=1&amp;mute=0</video:player_loc>
		<video:view_count>161</video:view_count>
		<video:category>STÖ</video:category>
		<video:tag>İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İyider</video:tag>
		<video:tag>Kilis İyi-der</video:tag>
		<video:tag>Ankara İyi-der</video:tag>
		<video:tag>İstanbul İyider</video:tag>
		<video:tag>Ali Upur Özkeleş</video:tag>
		<video:tag>Mustafa ACARLIOĞLU</video:tag>
		<video:tag>Ömer HAYRAN</video:tag>
		<video:tag>Tefsir</video:tag>
		<video:tag>hadis</video:tag>
		<video:tag>Hutbe</video:tag>
		<video:tag>İrfan medeniyeti</video:tag>
		<video:tag>irfam dersi</video:tag>
		<video:tag>huzur dersi</video:tag>
		<video:duration>496</video:duration>
		<video:publication_date>2013-03-04T09:08:52+00:00</video:publication_date>
		<video:family_friendly>yes</video:family_friendly>
		<video:requires_subscription>no</video:requires_subscription>
		</video:video>
	</url>
</urlset>